Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Konumuza girmeden önce Hukukçu Hanımlar Derneği ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum.

Hukukçu Hanımlar Derneği’nin nüvesini, 1990 yılında hukukçu hanımlar olarak yapmaya başladığımız toplantılarda oluşturduk ve 1997 yılında dernek hâline geldik. Hukukçu Hanımlar Derneği hiçbir siyasî partinin ya da cemaatin uzantısı değildir. Bunu, her platformda altını çizerek söylüyoruz. Bu derneğe üye olabilmek için hukukçu ve hanım olmak gerekmektedir. Hanımlar lehine bir pozitif ayrımcılık yapıyoruz, yaptığımız bu pozitif ayrımcılığımız çalışmalarımıza da yansıyor. Çalışmalarımızı sadece hukuk fakültesinde okuyan kız öğrencilerle yapıyoruz. Bu öğrencilerin hukuk alanındaki gelişimleri için elimizden gelen maddî ve manevî desteği gösteriyoruz.

Onlara burs sağlanmanın yanı sıra kızlarımızın ileride karşılaşacakları hukukî problemleri aşmaları, hukuk alanında kariyer yapmalarını teşvik etme noktasında desteklerimiz oluyor. Özellikle yabancı dil konusu çok önemli; bu konuda da onları teşvik ederek üniversite bitene kadar en azından bir yabancı dil öğrenmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Yine teşvik ettiğimiz konulardan birisi de akademisyen olarak kariyer edinmeleri hususunda. Bu bağlamda, evli ve çocuk sahibi olmasına rağmen yurtdışında master yaptırdığımız bir kızımız iftihar kaynağımızdır. Yine bir kızımız da eşiyle beraber yurtdışında doktorasını yapmaktadır. Yani, eğer kızlarımızın akademisyen olma ya da kendilerini geliştirme noktasında hedefleri varsa onlara, gerekirse yurtdışında eğitim almalarını sağlamak suretiyle, destek olmaya çalışıyoruz. Ayrıca bu çocuklarımızı -hukuk alanındaki bilgilerini arttırmak amacıyla- hâkimlik, noterlik yapan, kendilerine örnek olabilecek büyükleriyle özel toplantılarda buluşturarak onların deneyimlerinden yararlanmalarını sağlıyoruz. Öncelikle dernek üyeleri izin yetişmesi ve daha sonra da etrafımıza faydalı olabilme noktasında çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaların bir sonucu olarak da Meridyen Destek Derneği’nin davetlisi olarak sizlerle birlikteyim. Bu da çalışmalarımızın diğer bir boyutunun yansıması… Bizler bu konuyu hazırlarken derneğimiz bir grup çalışması yaptı ancak buradaki hedef kitlemizin hukukçu olmadığını dikkate alarak konuyu anlaşılır hâle getirebilmek için özel bir gayret gösterdik.

Bugün sizlerle paylaşacağım konu belki de tarihin en önemli konusu olan çocuk ve çocuk hakları konusudur. Çocuk konusunun, insanların düşüncelerinden, fikirlerinden farklı olarak bütün insanlığın ortak konusu olma gibi bir özelliği vardır. Çocuk dediğimiz zaman, bunu ahlâkî, sosyolojik, psikolojik, hukukî açılardan, eğitim ve aile açısından ele alabiliriz.

AKSM Konferansları: Çocuk Hakları | Av. Fatma Beyazıd (PDF) indirmek için tıklayın