Meridyen Münazara Kulübü eğitim programının yirminci dersi 27 Şubat 2014 Perşembe günü Hasanpaşa Camii İmamı Levent Uçkan’ın katılımıyla dernek merkezinde gerçekleştirildi.

Meridyen Münazara Kulübü üyelerinin katılımıyla gerçekleşen dersin öncesinde, Meridyen Münazara Kulübü eğitmeni Yavuz Yiğit “Meridyen Münazara Kulübü Eğitim Programı” hakkında kısa bir bilgilendirme yaptı.

Levent-Uckan3

“İslâm Toplumunda Kadın” konusu çerçevesinde gerçekleşen eğitimde, Levent Uçkan sözlerine şöyle başladı:

“Allah (c.c), yeryüzündeki imtihanımız esnasında bizi farklı coğrafyalara atmıştır. Bu bize sorulmuş mudur? Hayır. Farklı zekâlarla bu imtihan alanına serpilmişizdir. İmtihan alanına çıktığımızda pek çok değişken vardır. Bu değişkenlere bir örnek verecek olursak; ‘ruhlar âlemi’ dediğimiz bir fanusu düşünelim. Burada zamandan, mekândan, cinsiyetten ve diğer ayırt edicilerden soyutlanmış olan varlık, yeryüzüne inerken nasıl diğer değişkenleri kendi seçmiyorsa, ‘erkek bedeninde mi yoksa dişi bedeninde mi imtihan edilmek istiyor’ diye bir seçim de insana sorulmuyor. Buranın görece gerçekleri dediğimiz şeylerden bir tanesi de bizim kadınlığımız veya er kişi oluşumuzla alakalı şeylerdir. Dolayısıyla ruhaniyetimiz imtihan alanına çıktığında, diğer değişkenleri nasıl kendimiz seçmediysek, bu imtihan alanında 60, 70, 80 yıllık bir süreç için cinsiyetle alakalı şeyler de bizler tarafından seçilmiş şeyler değildir.”

Levent-Uckan2

 

Levent Uçkan, kadın ve erkek rollerinde biyolojik, örfî ve çevresel faktörlere bağlı olanlar ve bunların değişkenliğini ise şu sözleriyle açıkladı:

“Kadınlık ve erkeklikle alakalı rollerimizin kökeninin biyolojik ve değiştirilemez olduğunu, bir kısmının örfî, bir kısmının sosyolojik ve bir kısmının ise dinî roller olduğunu düşünelim. Rollerimizin her biri aynı kökten bu noktada beslenmiyor. Değiştirilemez, sorgulanamaz ve imtihan salonuna girdiğimiz andan çıkış anına kadar müdahale edemediğimiz roller olduğu gibi, çok tartışılabilecek, değiştirilebilecek, sınırları tekrar tanımlanabilecek farklı roller de vardır. Dolayısıyla paylaştığımız hangi roller dinin olmazsa olmazı veya biyolojik varlığımızın olmazsa olmazlarıdır?, Hangi roller örfe göre, zamana göre değişebilir? ‘Ana rol’ dediğimiz, cinsiyet bağlamında düşündüğümüz annelik rolü, bir kadının diğer yan rolleri dediğimiz rolleri ne kadar baskı altında tutuyor? Rabbimiz tarafından alana indirilirken bir cinsel kimlik veriliyor ve bu kimlik üzerinden nesil devam ediyor. Bunun bir erkeğe yüklediği sorumlulukları olduğu gibi, bayana yüklediği sorumlulukları da vardır; ama çocuğun oluşum, taşınma ve anneye bağımlı dediğimiz ilk yıllarını düşündüğümüzde değiştirilemez, sorgulanamaz ve devredilemez.”

Ana rolü biçerek, ana role rağmen, ana rolü zayıflatarak yan rollerin öne çıkarılmasının bireyin psikolojik sağlığı, Allah’ın veya biyolojisinin ona yüklediği misyon ve toplumun sürdürülebilirliği açısından ne kadarının doğru tanımlar olduğu ne kadarının da son yüzyılın dayatmaları olduğu konusuna değinen Uçkan, yan rollerin günümüzdeki etkisini ise şu sözleriyle açıkladı:

“Daha önceki toplumlar herhangi bir yanlış yaptıklarında lokal bir helak yaşıyorlardı. Bu yanlış ister ticarî ahlaksızlık olsun, ister siyasî ahlaksızlık olsun, ister cinsiyet ile ilgili ahlaksızlık olsun, helak sadece o bölgede lokal bir alanda yaşanıyordu. Günümüzde ise özellikle son 50 yıl için artık bir senaryo yazılıyor, dünyanın tamamı laboratuar. Cahiliye kültürünün bir şeyi denemesi ve denediği şeyi önce kendi üzerinde uygulaması gibi bir lüksümüz yok. Eğer hayırlı sonuçlar alırsa, bunu bütün dünyaya rol model olarak yayması söz konusu değil. Denemiş olduğu şeyin bütün dünya milletleri tarafından ve bütün kültürler tarafından denenmesi bizi metazori olarak itiyor. Dolayısıyla iletişimin bu kadar yoğun olduğu ve dünyanın köhne hale geldiği yerde hidayet dediğimiz şeyin senaryosu, delalete gitmenin senaryosu lokal değil.”

Levent-Uckan1

“Zulmetmeyin ve zulme uğramayın” hitabı üzerinden kadın-erkek ilişkilerine değinen Uçkan, sözlerini, “miras hukuku, şahitlik, devlet başkanlığı vb. konularda dinî metinlerden hareketle oluşan tartışmalar”, “farklı aile yapılarında kadın-erkek”, “rollerin durağan olduğu kültürlerde aile olmak” ve “değişkenliğin, belirsizliğin yeni kurulan ailelerin devamında oluşturduğu zorluklar” konularına temas ederek sonlandırdı.

Eğitim, Levent Uçkan’ın Meridyen Münazara Kulübü üyelerinin sorularını cevaplamasının ardından son buldu.