Meridyen Mevlid Özel Programı Prof. Dr. İskender Pala’nın katılımıyla 25 Aralık 2015 Cuma akşamı Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

kerimozturk

Kur’ân-ı Kerîm tilavetiyle başlayan Meridyen Mevlid Özel Programı, Meridyen Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Büyükdeniz’in selâmlama konuşmasıyla devam etti.

salihabuyukdeniz

“Hz. Peygamber (sav)’i Şiirle Anmak”  konusu çerçevesinde gerçekleşen programda, Prof. Dr. İskender Pala sözlerine Hassan bin Sabit’in nazmen tercüme edilmiş naatıyla başladı ve şöyle devam etti:

“Sözü söyleyen insanın kalbindeki güzellik hemen yüzüne yansır. Karşınızdakinin gözüne baktığınızda, sözü ne maksatla söylediğini anlayabilirsiniz. Resulullah (sav)’e özenmek, taklit etmek, tavrını kendimize düstur edinmek, O’nu bir yaşam biçimi haline getirmek bizim hem ihlasımız, hem imanımız, hem güzelliğimiz, hem de kabulümüzdür. Peygamber Efendimiz (sav)’in adı anıldığında usulen ellerimizi kalbimize bastırırız. Neden bastırırız biliyor musunuz? Çünkü, Resulullah (sav)’ın adı anıldığında, Ashab-ı Güzin’in kalpleri öyle çırpınır, öyle yerinden çıkacakmış gibi olurmuş ki, kalpleri yerinde dursun diye elleriyle kalplerine bastırırlarmış. Ashab-ı Güzin’e göre neredeyiz, bunu değerlendirmek gerekir.

iskenderpala

“Ashab-ı Güzin, Peygamber Efendimiz (sav)’den Nebi, Resul, Peygamber, Resul-ü Zişan, Hâtem-ül Enbiya, İki Cihanın Efendisi, Ahmed, Mahmud, Muhammed, Mustafa (sav) isimleriyle bahsederlermiş. Biz ise şimdi Hz. Muhammed (sav) deyip geçiyoruz. Salavat getirmeyi bile laf arasında unutuyoruz. Peygamberler bazen nebilik ve resullük yönünden birbirlerinden farklıdır. Süleyman Çelebi, birinin Resul-ü Zişan ile başka bir peygamberi eş tutması durumunda, eş olmadığını göstermek üzere 612 beyit arka arkaya gelecek şekilde bir kitap yazıyor. Adına, kurtuluş vesilesi, kurtuluşa giden yol manasına gelen ‘Vesiletü’n Necat’ diyor. Mevlid ise ‘Vesiletü’n Necat’ın içerisindeki bir bölümdür.

palaiskender

Bizim kültürümüzdeki Peygamber sevgisini, Resulullah (sav)’in adı her anıldığında hazır ola geçen Sultan Ahmet’in hikâyesiyle anlatan Prof. Dr. İskender Pala sözlerini, Mehmet Akif Ersoy’un Necid Çölleri’nden Medine’ye başlıklı şiiriyle sonlandırdı.

Programın sonunda, bütün katılımcılara, Prof. Dr. İskender Pala’nın eserlerinden mevlid programı için seçilmiş olan “Bülbülün Kırk Şarkısı, Hakanî Mehmet Bey Hilye-i Saadet, Süleyman Çelebi Mevlid” adlı imzalı kitapları hediye edildi.