Meridyen, uzman konuklarımızın rehberliğinde, bilgi birikiminizi arttırmak ve yeni nesiller yetiştirirken attığınız adımları doğru bilgilerle sağlamlaştırmak için düzenlediği “Meridyen Nesilleri Kuşatıyor” seminer dizisinin ikinci programını dernek merkezinde, 5 Ocak 2016 Salı günü saat 13:00’de Uzm. Psk. Özge Özcan’ın katılımıyla gerçekleştirdi.

“Davranış Sorunları”  konusu çerçevesinde gerçekleşen programda, Özcan sunumuna, davranış bozukluklarına değinerek başladı:

“Davranış toplumsal normlara uymazsa, ‘davranış bozukluğu’ adını alır. Davranış bozukluğu bir hastalık değil, bir semptomdur. Davranış bozuklukları bir araya geldiğinde davranış sorunları ortaya çıkar. Çocukların ruhsal, bedensel ve yapısal iç çatışmalarını bedenlerine yansıtmaları sonucu davranış bozuklukları baş gösterir.”

kusatiyor

Davranış bozukluklarının ölçütleri olduğunu vurgulayan Özcan, sözlerine şöyle devam etti:

“Davranış bozuklukları için bazı ölçütlerimiz vardır. Bunlardan bir tanesi yaşa uygunluktur. Her gelişim döneminin kendine özgü bir özelliği vardır. ‘Çocuk kendi gelişim döneminin özelliğini mi sergiliyor yoksa davranış bozukluğu mu var?’ sorusunun cevabını verebilmemiz için gelişim döneminin özelliklerini çok iyi bilmemiz gerekir. 2 yaş grubundaki bir çocuk benmerkezcidir, bireyselleşmek ister, inatlaşır, ebeveyni kontrol etmek ister. Bunlar davranış bozuklukları değildir. Çocuğun kendine özgü gelişim döneminin özellikleridir.”

Davranış bozukluklarının ikinci ölçütü yoğunluktur. Bir davranışın bozukluk olup olmadığının kabul edilebilmesi için, davranışın ne kadar sıklıkta sergilendiği önemlidir. Çocuklar 2 yaşında tuvalet alışkanlığını edinmeye başlar. 5 yaşına kadar altını ıslatmaya devam edebilir, bu normal olarak kabul edilir. 5 yaşındaki bir çocuk haftada iki ya da üç kere altını ıslatıyorsa devam ediyorsa o zaman bir bozukluktan söz edilebilir.

Davranış bozukluklarının üçüncü ölçütü sürekliliktir. Çocuğun belli bir davranış türünü ısrarlı ve uzun süre devam ettirmesidir. Çocuklar tırnak yemeğe 4 yaşlarında başlar. 4 yaşından sonra örneğin, 6-7 yaşına gelmiş bir çocuk hala tırnak yemeğe devam ediyorsa, davranış bozukluğundan söz edilebilir. Bu durumun altında yatan sebepleri araştırmak için bunun hakkında düşünmek ya da bir uzmana başvurmak gerekebilir.

Davranış bozukluklarının dördüncü ölçütü ise zarar görmedir. Yapılan davranış sonucunda çocuğun kendisi veya başkaları zarar görüyorsa, okul ve sosyal yaşamı etkileniyorsa, davranışların sonucunda başka olumsuz davranışlar ve tepkiler oluşuyorsa, davranış bozukluğundan söz edilebilir.”

nesilleri

Son olarak, “Davranış bozukluklarının nedenleri; yapısal bozukluklar, çevresel etkenler ve ruhsal etkenlerdir” diyen Özcan, sözlerini davranış bozukluklarının nedenlerinden ve bunlara karşı ilk yapılması gerekenlerden bahsederek sonlandırdı:

“Beyin bölgesinde davranışın kontrolünü sağlayan bazı bölgeler vardır. Bu bölgeler lezyona uğradığında ya da işlevini yerine getirememe durumuna geldiğinde yapısal bozukluklar ortaya çıkar. Davranış bozukluklarında çevresel etkenler; ebeveynler arasındaki tutarsızlıklar, net olmama durumu, aile içerisinde yaşanılan huzursuzluklar, kavgalar, dikkat çekme durumu, okul ortamı ve arkadaş ilişkisidir. Çocuğun kendisini yetersiz, değersiz ve yalnız hissetmesi ya da bir özgüven problemi ise ruhsal etkenler arasında sayılabilir.

Çocuğunuzda davranış bozukluğuna dair hareketler görüyorsanız, öncelikle gözlemlemeniz gerekir. Uzmana başvurduğunuzda uzman size öncelikle gözleminize dair sorular sorar. Uzmana gittiğinizde hazır bilgilerle gitmeniz önemlidir. Çocuk, istenmeyen davranışı sergilemeye devam ediyorsa, uyarmayı azaltmanız ve kendinizi kontrol etmeniz gerekmektedir. Çocuğunuzu eleştirmeyin, yargılamayın. Ailenizin içinde ilişkilerinizi kuvvetlendirin. Çocuğunuzu gözlemleyip onun duygularını ona söylemeniz gerekmektedir. Örneğin; çocuğunuz öfkeliyse ona, ‘Şu anda öfkeli görünüyorsun. Seni çok seviyorum; ama bu davranışını onaylamıyorum’ demelisiniz. Çocuğunuzun kişiliğine değil davranışına bir şey söyleyin. Tüm bunları yaptığınız halde sonuç alamıyorsanız, bir uzmana danışmanız gerekmektedir.”

Program, katılımcılara yapılan ikramın ardından son buldu.

“Meridyen Nesilleri Kuşatıyor” dizisinin üçüncü programı, Uzm. Psk. Hatice Kübra Şen‘in katılımıyla 1 Mart 2016 Salı günü saat 13:00‘te Meridyen Derneği’nde gerçekleşecek. Programın tamamı için tıklayınız.