Meridyen, uzman konuklarımızın rehberliğinde, bilgi birikiminizi arttırmak ve yeni nesiller yetiştirirken attığınız adımları doğru bilgilerle sağlamlaştırmak için düzenlediği “Meridyen Nesilleri Kuşatıyor” seminer dizisinin beşinci ve son programını dernek merkezinde, 10 Mayıs 2016 Salı günü saat 13:30’da, Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül’ün katılımıyla gerçekleştirdi.

“Cinsel Eğitim”  konusu çerçevesinde gerçekleşen programda, Başgül sunumuna,  cinselliğin tanımına değinerek başladı:

“Cinsellik, bireyin karşı cinsle yakınlaşması ve bu yakınlaşmanın sonucu olarak bedensel ve duygusal anlamda doyuma ulaşması şeklinde ifade edilebilir.
Dünya Sağlık Örgütü tanımına göre; fiziksel, duygusal ve ilişkilere  yönelik bir kavramdır. Sadece fizyolojik gelişimle ilgili olmayıp duygusal ve zihinsel gelişimle de yakından ilgilidir.”

Çocuklarda, Oral Dönem, Anal Dönem, Fallik Dönem, Latent Dönem ve Ergenlik Dönemi adı altında  Cinsel Gelişim Basamakları  olduğunu vurgulayan Başgül, cinsellikte en önemli dönemin ergenlik dönemi olduğunu söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti:

“Bireyin gelişim süreci içerisinde, çocukluk döneminin bitişiyle beraber fizyolojik olarak erişkinliğe ulaşıncaya kadar geçen bir gelişim dönemidir.
Ergenin üç önemli görevi vardır:

1) Sosyal Kimlik geliştirmek
2) Mesleki Kimlik geliştirmek
3) Cinsel Kimlik değiştirmek

Ergenin kültürel çevresi, cinsellikle ilgili bilgi düzeyi, bireysel özellikleri gibi pek çok etken ergenin seçimlerini belirler.”

Cinsel gelişimle ilgili, özellikle ergenlikte rastlanılan pek çok zorlukların olduğunu vurgulayan Başgül, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Cinsellik, bir kez konuşulup bitecek bir konu değildir. Ayak üstü konuşulmaz. Gelişim düzeylerine göre bilgilendirilmelidir. Onların bu konuda ne bildikleri önemlidir. Aradıkları soruların cevabını vermek önemlidir. Sorular saçma olsa da yanıtlanmalıdır. Gizlilik önemsenmelidir.

Tüm canlıların temel kaygısı, varlığımızı sürdürme kaygısıdır. Milyonlarca sperm arasından sıyrılıp birinciliği kazanarak yumurtayı dölleyen yaşam arzusuyla dolu bir hücre diğer bir hücreyle birleştiğinde varolan insan tüm yaşamı boyunca varolma kaygısını taşımaya devam edecektir.”

Program, katılımcılara yapılan ikramın ardından son buldu.