Basın Bülteni :  27 Aralık 2010

Meridyen Derneği’nin başlattığı tematik ‘Meridyen Toplantıları’nın ilki, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrunnisa Gül’ün katılımıyla gerçekleştirildi.

 

Meridyen Derneği’nin başlattığı tematik “Meridyen Toplantıları”nın ilk konuğu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrunnisa Gül oldu.

İstanbul Marriott Hotel Asia’da 24 Aralık 2010 günü gerçekleştirilen “İnsana Yatırım – Global Ölçekte Başarının Teşviki” temalı toplantıya; akademisyen, sanatçı ve yazarların yanı sıra, çok sayıda iş kadını, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile Meridyen Derneği’nin üye ve gönüllüleri katıldı. Davetliler arasında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, gazeteci-yazar Gülay Göktürk, avukat Kezban Hatemi,  Dr. Gülsen Ataseven, Cemalnur Sargut, Prof. Dr. Çiçek Derman da yer aldı.

Onur konuğu Hayrunnisa Gül, eğitimin önemine vurgu yaptığı konuşmasında tarihin hiçbir döneminde eğitimin bir ülke için, günümüzdeki kadar önemli olmadığını belirterek, bugün  milletlerin en büyük servetinin, eğitimli insan gücü olduğunu söyledi.

“Küreselleşmenin sağladığı avantajları değerlendirmek ve  tehditlerinden korunmak, ancak kaliteli eğitim ve “insan sermayesine” sahip olmakla mümkündür.” diyen Bayan Gül, bilgiyi alan değil, üreten nitelikli insan gücünün, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmenin ana kaynağı olduğunu belirtti.

Her alanda istikrarlı bir gelişme gösteren ve dünyanın yükselen ülkeleri arasında yer alan Türkiye’nin, genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğunu ve devletimizin de, bu potansiyeli en verimli şekilde kullanmak için en büyük yatırımını eğitime yaptığını kaydeden Bayan Gül, şunları söyledi:

“Ancak nüfusunun yaklaşık yüzde 55’ini gençlerin oluşturduğu ve 20 milyon öğrencinin olduğu bir ülkede, sadece devlet imkânlarıyla, modern çağın gerektirdiği eğitim şartlarının sağlanması pek de mümkün değil. Devletin yetişemediği yerde görev bizlere düşüyor. Bugün karşımıza çıkan tabloda görüyoruz ki; insanımız her konuda olduğu gibi, eğitim konusunda da kendisinden bekleneni fazlasıyla yerine getiriyor. Birçok hayırseverimiz, çocuklarımıza ve eğitime harcanan paranın aslında yarınlarımıza yapılan büyük bir yatırım olduğu bilinciyle okul, derslik, yurt yaptırıyor, burs veriyor, ihtiyaç sahibi öğrencilere destek sağlıyor. Bu noktada sivil toplum kuruluşlarının, kamuoyunu harekete geçirme ve topluma liderlik etme rolünün de çok etkili olduğuna inanıyorum. Eğitimin önemine inanan ve sadece kendi çocuklarıma karşı değil ülkemdeki bütün çocuklara karşı sorumluluk hisseden bir anne olarak ben de, bu konuda üzerime düşeni yapmaya gayret ediyorum.”

Gençlere kaliteli eğitim imkanları sağlamak amacıyla, sivil toplum kuruluşlarının işbirliği ve hayırsever vatandaşların katkılarıyla yürüttüğü  projelerinden de söz eden Bayan Gül, engelli çocukların, engelli olmayanlar gibi ve onlarla birlikte eğitim görebileceği, sosyal hayatın her alanında etkin olabileceği konusunda, toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefleyen “Eğitim Her Engeli Aşar” Projesi ile 1.5 yılda 27 bin ailenin ziyaret edildiğini, 45 okul ile 1200 özel eğitim sınıfı yapıldığını ve ülkemizde eğitim gören engelli sayısında yaklaşık yüzde 45 oranında bir artış sağlandığını vurguladı.

Konuşmasında gençlerin çok fazla kitap okumamasından duyduğu üzüntüyü de dile getiren Bayan Gül, himayesinde düzenlenen “Konuşan Kitap Şenlikleri” ile gençleri kitap okumaya teşvik etmeye çalıştıklarını söyledi. “Kitap okumayan bir nesilden, dilimizi doğru kullanmasını, etkili konuşmasını, güzel yazı yazmasını, edebiyatla, sanatla ilgilenmesini, şiir yazmasını bekleyemeyiz.” diyen Bayan Gül, kitabın insanın bilgi dağarcığını olduğu kadar sosyal ve kültürel yönlerini de geliştirdiğini belirtti.

Himayesinde yürütülen Bilişim Teknolojisi Sınıfları Projesi ile 81 Yıldız projeleri hakkında da bilgi veren Bayan Gül, konuşmasında şunları kaydetti: “Geleceğimizin teminatı gençlerimiz, yarınlarımız da onlara emanet… Devlet ve toplum olarak onlara iyi ve kaliteli bir eğitim sunmak bizim görevimizse, kendilerine sunulan imkanları en iyi şekilde değerlendirmek de, onların görevi… Ben her fırsatta, gittiğim her yerde gençlerimize bunu söylüyorum ve onları motive etmeye çalışıyorum. Hedeflerinizi iyi belirleyin, bunu yaparken de çıtanızı her zaman yüksek tutun, diyorum. ”

[slideshow]

Gençlerin azimle ve yılmadan çalışmaları ve kendilerine güvenmeleri halinde başaramayacakları hiçbir engelin olamayacağını belirten Bayan Gül, geçtiğimiz günlerde Muş’ta yaşayan ve üniversite sınavına kendi çabalarıyla çalışıp ilk 500 arasına girmeyi başaran Rukiye Işık adlı öğrenciyi örnek gösterdi.

 


Konuşmasında sosyal bilimlerin önemine de değinen Bayan Gül, insanı ve toplumu anlamanın en önemli anahtarınin sosyal bilimler olduğunu belirterek, “Ne yazık ki bugün halen sosyal bilimlere, fen bilimleri kadar önem verilmemekte, özellikle başarılı gençlerimiz, fen bilimlerine yönlendirilmektedir. Sosyal bilimler, toplumdaki bütün gelişim ve değişimlerle iç içedir. Modern ve demokratik bir toplum olmak, bu değişim ve gelişimleri anında algılamak ve benimsemekle mümkündür. Bilgi toplumu olmanın yolu da buradan geçer. Teknoloji üretmek için gerekli olan fen bilimleri kadar, bu teknolojiyi insanların ve toplumların nasıl ve neye göre kullanacağını tespit eden sosyal bilimler ve uygulamaları da büyük önem taşır. Bu nedenle, ülkemizde de sosyal bilimlerle ilgili araştırma ve projelere verilen desteğin daha da arttırılması gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

Konuşmasının ardından Gül’e, Meridyen Derneği Başkanı H. Hümeyra Şahin tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

Programda ayrıca Meridyen Derneği kurucularından olan Dr. Sare Davutoğlu da, bu alanda yapılan faaliyetlerin önemine dikkat çeken kısa bir konuşma yaptı.

Meridyen Derneği Başkanı H. Hümeyra Şahin ise, yaptığı  konuşmasında, akademik referanslı bir sivil toplum kuruluşu olarak sosyal bilimcilere destek projelerini anlattı. Toplumu doğru okuyabilen, dünyanın sorunlarına çözümler üretebilen genç akademisyenleri desteklemenin gerekçelerini açıklayan Şahin, şunları söyledi:

“Tarihin özneleri olarak basit tercihlerimizin, attığımız küçük adımların insanlığın kaderini etkilediğini hepimiz biliyoruz. Bu sorumlulukla, değişen dünyanın yeniden inşası için projeler üretiyoruz. Hz. Mevlana’nın pergel meteforu ile ifade edecek olursak, bir ayağını ait olduğumuz coğrafya ve medeniyette sabitleyip, diğer ayağı ile insanlığın farklı tecrübelerini harmanlayarak uluslararası alanda çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşuyuz.”

Dr. Nihal Ş. Utku’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen ve Meridyen Derneği’nin sosyal bilimcilerin yetişmesi için verdiği akademik destek burslarının önemine işaret edilen “İnsana yatırım/ Global ölçekte başarının teşviki” konulu panelde, Yrd. Doç. Dr. Şeyma Arslan, Doç. Dr. Ayşen Gürcan ve Dr. Betül Argıt nitelikli eğitimin mahiyetine dair çeşitli sunumlar yaptılar.

Akademik ve kültürel hayata destek

Kadın girişimciler tarafından kurulan Meridyen Derneği, yaygın kadın derneklerinin çok aktif olmadığı bir alanda; akademik ve entellektüel hayatı destekleme konusunda faaliyetler yapıyor. Ayrıca globalleşen dünyada kültürel iletişimin önemine vurgu yapan Dernek, iletişimin önündeki bir engel olan önyargıları ortadan kaldıracak projeler gerçekleştiriyor. Uluslararası alanda en büyük önyargılardan birisi olan İslamofobia’yı besleyen bilgi yanlışlıklarını ortadan kaldırmak üzere beş yıldır önemli bir proje üzerinde çalışıyor. Danimarka’daki karikatür krizine karşı İslam Peygamber’ine dair kapsamlı bir çalışma olan Sonpeygamber.info projesi, kamuoyunun yakından tanıdığı bir Meridyen çalışması olarak biliniyor.