Meridyen Münazara Kulübü 2013 – 2014 eğitim programının son dersi Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) eski Başkanı, Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. A.Vedat Akgiray’ın katılımıyla 30 Mayıs 2014 Cuma günü dernek merkezinde gerçekleştirildi.

Meridyen Münazara Kulübü üyelerinin katılımıyla gerçekleşen dersin öncesinde, Meridyen Münazara Kulübü eğitmeni Yavuz Yiğit “Meridyen Münazara Kulübü Eğitim Programı” ve “Prof. Dr. A.Vedat Akgiray” hakkında kısa bir bilgilendirme yaptı.

mmk

 

Ekonomi ve İslam Ekonomisi” konuları çerçevesinde gerçekleşen eğitimde Prof. Dr. A.Vedat Akgiray sözlerine şöyle başladı:

“1980’lerden sonra dünya ve Türkiye çok değişti. Bilginin ve özellikle doğru bilginin saklanması, insanlardan gizlenmesi mümkün olmaz hale geldi. 1990’lı yıllarda İnternet teknolojisinin gelmesiyle her türlü bilgi ulaşılabilir hale geldi. Dolayısıyla şu anda bilmemek, araştıramamak, öğrenememek gibi bir mazeretimiz yok. 1980 senesinde üniversiteyi bitirdikten sonra  Amerika’ya gittim. Bazı yazlar İstanbul’a tatile geldiğimde ‘Amerika’da ne var? Nasıl insanlar var?’ diye düşünürken ilk 15 gün akraba, eş, dost, komşu, mahalle ziyarete gelirdi. Uçağa bindiğimizde ise uçakta Türk varsa hemen yakalardık. Şimdi ise uçağa bindiğimizde Türk’ten başka kimseyi görmüyoruz. Dolayısıyla sizler bizden her anlamda daha iyi durumdasınız. Şimdi size desem ki; ‘Amerika’ya okumak için veya bir iş için gidin.’ Korkmazsınız ve hemen ‘Giderim tabii!’ dersiniz. Biz korkardık, değişik bir yer ve bizi ezerler diye gidemezdik. Bu çok güzel bir gelişme.”

Üniversite yıllarında yaşamış olduğu tecrübelerinden bahseden Akgiray, “Katılım bankacılığı sistemi nedir?” sorusunu ise şöyle cevapladı:

“Bizim ekonomi anlayışımız, finans anlayışımız bugünkü adıyla katılım bankacılığı artık olabilir hale geldi. Bizim dönemimizde böyle bir şey yoktu. Faizsiz mevduat, faiz kelimesiyle ilgili bir şey konuşamazdık; çünkü suçtu. Konuşacak insan yoktu. Şu dönemde epeyce bir ilgi oldu; ama çok da bir yere gelemedik. Dolayısıyla sizlerin yapacağı çok şey var. Biz Müslümanız. Müslüman demek; haramdan kaçan, haram olan ve kötü olan şeyi yapmayan kişi demektir. Ekonomide de aynıdır. Ekonomide haram olan bir şeyi yapmayacaksın.”

vakgiray

 

Akgiray, “İslami Ekonomi” kavramına ise şöyle değindi:

“İslami ekonomi bilgisine sahip insan sayısı oldukça az. İnsanlara, ‘İslami ekonomi nedir?’ sorusuna cevap verecek ve öğretecek insan yok. Bizim dinimizde kurallara uymak kolaydır. Çünkü bizim dinimiz kolaylık dinidir. Herhangi bir konuda, günlük işimizde, karar verme süreçlerinde sıkılıyorsak, ‘Bu caiz midir?’ diye cevabını vermekte zorlanıyorsak ve sıkılıyorsak, bilin ki yanlış düşünüyoruz, eksik biliyoruz. Bizde zorluk yoktur. Bizim dinimizde her iyi şeyin yolu açıktır. Biz serbest piyasada, serbest ticarette, insanların ticari faaliyetlerinde, alım satımlarda serbest olmasına inanan insanlarız. Mesela bizde genel hatlarıyla fiyatları fiks etmek doğru değildir.”

“Bizim dinimizde finans işine girersek, faiz haramdır” diyen Akgiray, “faiz” kavramını şu sözleriyle açıkladı:

“İnsanlarda bilgi eksikliği vardır. Faiz dediğimiz birçok şey aslında faiz değildir, faizsiz denilen birçok şey de faizdir. Bunların hepsi bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Örnek verecek olursak, ben birine 100 gr. altın borç versem. O bana 101 gr. altın olarak geri vereceğinin şartıyla bunu alsa. Almış olduğum 1 gr. faiz olur. Faizin tanımı budur. Mesela, ben biriyle ortak bir iş yapsam. Bu iş için 100 gr. altın versem. Ortak olduğum kişi ise 50 gr. altın veya para verse. Bu işte kazancımız 105, 110, 115 gr. altın olsa veya sakatlık olsa, işler ters gitse ve paramızı kaybetsek faiz olmuyor. Çünkü biz ortak olarak bir şeyleri paylaşıyoruz. ‘Kâr olursa benden, zarar olursa senden.’ diye düşünürsek faiz olur.”

mmkk

 

Akgiray sözlerini taklit ve öncülük hakkındaki düşüncelerini dile getirerek sonlandırdı:

“Piyasada taklit hastalığı vardır. Dünyada başarılı olmak için dinimizin kurallarına uymak şart ve yeterlidir. Amerika’nın ticari ahlakına baktığımızda, ahlaka uyuyorlar ve uydukları için başarılı oluyorlar. Onlar ahlakın bilincinde olmadan başarılı olmak için buna uyuyorlar. Bizim dinimizde ise zaten bu ahlak oldum olası vardır. Bu yüzden bizim sorumluluğumuz daha fazladır. Finans, ekonomi veya kendi işimizi yaparken, dünyada işinizin en iyisi ne diye öğrenin; ama onun aynısını yapmayın. Hayatta bir şeyi yaparken bir tane değil, iki tane sorunun cevabını verin. ‘Nasıl?’ ve ‘Niçin?’ sorusu. Bu soruların cevabını vermezseniz, diğer her şeyden geri kalırsınız.”

Eğitim, Prof. Dr. A. Vedat Akgiray’ın katılımcıların sorularını cevaplamasının ardından son buldu.